|
ADNAN SARIKAHYA Biz… Türkmenleri çepe çevre saran zifiri karanlığın içinde… Biz çok uzun zamandır içinde kıvranıp durduğumuz çoook uzun tünelin bitmez tükenmez yolculuğunda herhangi bir parıltı, bir ışık belirtisi bile görmememize karşın yüreklerimizde yeşerttiğimiz ümitlerle, kalemlerimizin yazıp çizdiği dileklerle, ender insanlarımızın harcadığı çabalarla, her an özveri dolu olduğunu bildiğimiz bileklerle; asalaklara, satılıklara, ürkeklere ve korkaklara karşı çelikten birer set oluşturan meleklerle, olanca kalanca parıltı ile gençlerimizi karamsarlıktan kurtarmak… Yüreklerindeki ümitleri yeşertip yaşatmak ve filizleri büyütmek istiyoruz. Yine de!… Daha düne kadar ‘ Türk’ün Tek Dostu Türk’tür’ gerçeğini biliyorduk. Ne var ki bunu kavrayıp analiz eden düşmanlar; bu kavramın içeriğini boşaltmak için insanlarımızı dünyanın en etkili yöntemlerini kullanarak satın almaya, bizi bize düşürmeye başladılar. Başarısız da kalmadılar… Bu işi düşmanlar sinsice kültürümüzü, dilimizi, eğitimimizi, edebiyat ve medyamızı ilk plana koyarak başlattılar. İşte sonuçlar ortada!… Şimdiye dek istenen ve büyük çoğunlukça tutulup desteklenen; • Edebiyatçılar birliği • Sanatçılar Birliği • Gazeteciler Sendikası • Medyacılar Derneği • Güncel Bir Gazete • Sürekli Bir Dergi • Müzik, Folk ve Tiyatro Kulübü • Sahne, Konser Salonu • Dil Kurumu • Ve özümüzü yansıtan Kütüphanemiz var mıdır? Şimdi uzun lafın kısası; • En azından bir milli kütüphane kurulsun ve birçok yere dağılan değerli kitap ve belgelerimiz bir arada toplansın. • Birlik, dernek ve sendikalar özgürce ve demokratik seçimlerle yeniden kurulsun. • Türkmen Dil Kurumu oluşturulsun. Türkmen halkı kültür konusunda çok nazik ve tehlikeli bir aşamada ve geçit eşiğindedir… Dilimizi doğru dürüst bilmeden sağlıklı konuşmadan, kültürümüzü kurtaramayız; ona destek veremeyiz. Dilimizi korumak ve kurtarmak süreci de, dil kurumundan ve milli bir kütüphaneden geçer.
|